Patenti Alındı: Hyundai’den Elektrikli Araçların Menzilini Artıracak Mühendislik Harikası Teknoloji
Hyundai ve Kia, yüksek hızlarda kolları arasındaki boşlukları kapatan bir jant tasarımının patentini aldı. Hareketli kanatçıklarla hava direncini.
Hyundai ve Kia, yüksek hızlarda kolları arasındaki boşlukları kapatan bir jant tasarımının patentini aldı. Hareketli kanatçıklarla hava direncini azaltmayı amaçlayan sistem, frenlerin soğutulması gerektiğinde yeniden açılabiliyor.
Jant kollarının arasındaki boşluklar, frenlere hava ulaşmasını sağlıyor. Ancak tekerlek çevresindeki hava akışını da bozabiliyor. Kapalı bir yüzey aerodinamik açıdan avantaj sağlasa da bu kez frenleri soğutmak güçleşiyor.
Kasım başında tescillenen bu tasarımla elektrikli araçlarda menzili artırmak, içten yanmalı modellerde ise yakıt tüketimini azaltmak hedefleniyor. Kanatçıkların açılıp kapanması, frenlerin ihtiyaç duyduğu hava akışını da korumayı amaçlıyor.
Jantın kolları sabit kalıyor, kanatçıklar dönüyor
Jantın dışarıdan görünen ana kolları hareket etmiyor. Arkalarında dönebilen bir halka ve bu halkaya bağlı kanatçıklar bulunuyor. Halka hafifçe döndüğünde kanatçıklar kolların arasına ilerleyip boşlukları örtüyor. Hava geçişi gerektiğinde ise geri çekiliyor.
Peki bu halkayı ne hareket ettirecek? Patentte birkaç seçenek sıralanıyor: Elektrik motorları, hidrolik mekanizmalar, basınçlı havayla çalışan düzenekler ve elektrikle ısıtıldığında şekil değiştiren hafızalı alaşımlar gibi. Şayet üretime geçilirse bu yöntemlerden hangisinin kullanılacağı henüz açıklanmadı.
Otoyolda hava direncini azaltmak hedefleniyor
Patent dosyasına göre otoyol hızlarında toplam hava direncinin yaklaşık %25’i, tekerlek ve lastiklerden kaynaklanıyor. Jant aralıklarını kapatmak, özellikle uzun yolda sabit hızla giderken bu direnci azaltabilir. Tabii buradan yüzde 25 tasarruf sağlanacağı sonucu çıkmıyor. Hyundai, tasarımın menzile veya yakıt tüketimine ne kadar katkı sağlayacağına dair henüz bir ölçüm paylaşmadı.
Dur-kalk trafikte ya da uzun inişlerde frenler ısındığında ise kanatçıkların açılması, disklerin yeniden hava alması planlanıyor.
Bir de işin kullanım tarafı var. Bu hareketli parçalar ne kadar dayanacak, bakım gerektirecek mi, üretimi ne kadara mal olacak? Bunlar henüz yanıt bekliyor. Tasarımın hangi modelde kullanılacağı, hatta seri üretime girip girmeyeceği de belli olmadı.
Teknoloji ve dijital ekonomi ekseninde yaşanan bu gelişme, sektörel rekabet koşullarını ve kurumsal stratejileri doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Sürecin uygulama aşamasındaki yansımaları, önümüzdeki dönemde pazar oyuncuları ve kullanıcılar için yeni fırsat pencereleri açacaktır. TeknoRest editoryal masası olarak, Teknoloji Gündemi ekseninde şekillenen bu sürecin önümüzdeki çeyrekte sektör standartlarını doğrudan etkileyeceğini öngörüyoruz.