Grup Gündoğarken ve Neco, müzikte kuşaklar arası buluşmayı sahneye taşıyor
Müzik dünyasında 44 yılı geride bırakan Grup Gündoğarken ile 60 yıllık sanat yaşamında pop müziğe damga vuran Neco, yıllara dayanan dostluklarını ortak.
Müzik dünyasında 44 yılı geride bırakan Grup Gündoğarken ile 60 yıllık sanat yaşamında pop müziğe damga vuran Neco, yıllara dayanan dostluklarını ortak konserlerle sahneye taşıyor.
CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon'da düzenlenen Grup Gündoğarken ve Neco konserine Başkentliler yoğun ilgi gösterdi.
AA muhabirine konuşan müzisyen Burhan Şeşen, Neco ile geçmişe dayanan bir dostluklarının bulunduğunu, yıllar içinde birlikte sahne aldıklarını ve birbirlerinin şarkılarını seslendirdiklerini anlattı.
Neco ile yıllar sonra yeniden aynı sahneyi paylaşmalarının bir arkadaşlarına destek olmak amacıyla başladığını söyleyen Şeşen, birlikte yaptıkları müziğin beğenilmesi üzerine projeyi sürdürdüklerini söyledi.
Şeşen, Ankara'daki konserde Neco ile ilk büyük konserlerini gerçekleştirdiklerini ifade ederek, repertuvarın iki tarafın da kendi şarkılarından oluştuğunu kaydetti.
Grup Gündoğarken ve Neco işbirliğinin devamına ilişkin konuşan Şeşen, "Bu konser ilk büyük işimiz ama birbirini çok seven insanlarız. O bakımdan bunun devamı gelirse buna ne Neco tarafı ne de Gündoğarken tarafı olarak'hayır' demeyiz." dedi.
Burhan Şeşen, Neco'nun Şerif Yüzbaşıoğlu Orkestrası gibi önemli orkestralarda çalıştığını ve uzun yılların getirdiği bir birikime sahip olduğunu belirterek, "Neco'nun tecrübesinden öğreneceğimiz çok şey var. Usta-çırak ilişkisine inanıyoruz ve birlikte gerçekleştirdikleri konserlerin devam etmesini temenni ediyoruz." dedi.
"Gençlerdeki eksiklik usta çırak ilişkisini bilmemeleri"
Şeşen, günümüz genç müzisyenleriyle kendi kuşakları arasında büyük farklılıklar bulunduğuna işaret ederek, bu değişimin yalnızca müzik dünyasıyla sınırlı olmadığını, toplumun genelinde de yaşandığını ifade etti.
Tiyatro ve müzik çalışmalarından örnekler veren Şeşen, "Bence günümüzün genç müzisyenlerinin en büyük eksikliği usta çırak ilişkisini bilmemeleri, o kültürden gelmemeleri. Naçizane görüşüm bu." dedi.
Şeşen, son dönemde eski şarkıların dijital platformlar ve sosyal medya aracılığıyla yeniden geniş kitlelere ulaşmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.
Bu süreçte televizyon dizilerinin de etkili olduğunu ifade eden Şeşen, daha önce belirli bir dinleyici kitlesi tarafından sevilen ancak geniş kitlelere ulaşamayan eserlerin, dizilerde kullanılmaları sayesinde yeniden gündeme gelebildiğini kaydetti.
Müzisyen Gökhan Şeşen de iyi bir şarkının kolay kolay eskimediğini belirterek, kendisinin de 100 yıl öncesine ait eserlerden türkülere ve 40-50 yıllık şarkılara kadar farklı dönemlerden müzikler dinlediğini ifade etti.
Şarkıların farklı mekanlarda ve biçimlerde dinleyiciyle buluşmasının doğal olduğunu vurgulayan Şeşen, dijital çağda eski eserlerin dijital platformlarda yeniden yayımlanmasını olağan karşıladığını kaydetti.
Ankara'nın kendisi için özel bir yere sahip olduğunu dile getiren Gökhan Şeşen, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite yıllarını burada geçirdiğini anlattı. Ankara'da güçlü dostluklar kurduğunu belirten Şeşen, konsere katılarak kendilerini yalnız bırakmayan dostlarına teşekkür etti.
Teknoloji ve dijital ekonomi ekseninde yaşanan bu gelişme, sektörel rekabet koşullarını ve kurumsal stratejileri doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Sürecin uygulama aşamasındaki yansımaları, önümüzdeki dönemde pazar oyuncuları ve kullanıcılar için yeni fırsat pencereleri açacaktır. Sonuç itibarıyla Gündem Gündemi başlığında yaşanan bu hareketlilik, hem kurumsal karar vericiler hem de son kullanıcılar için yakından izlenmesi gereken yeni bir döneme işaret ediyor.