Cevdet Yılmaz: Savunma sanayisi ihracatımız 10 milyar doları aştı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiyenin son 24 yılda savunma sanayisi kapasitesini geliştirdiğini belirterek, geçen yıl savunma sanayisi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin son 24 yılda savunma sanayisi kapasitesini geliştirdiğini belirterek, geçen yıl savunma sanayisi ihracatının 10 milyar doları aştığını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü siyasi desteğiyle son 24 yılda savunma sanayisini geliştirdiğini belirterek, geçtiğimiz yıl savunma sanayisi ihracatının 10 milyar doları aştığını söyledi.
Yılmaz, İstanbul Kongre Merkezi'nde bu yıl 10'uncusu "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla düzenlenen TRT World Forum kapsamında gerçekleştirilen "Türkiye: Bölgesel Güçten Bölgeler Arası Bir Aktöre" başlıklı açık oturumda konuştu.
İstanbul'un yüzyıllardır kıtaların, tarihin ve kültürlerin buluşma noktası olduğunu belirten Yılmaz, dünyanın farklı bölgelerinden gelen katılımcıları ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Forumun 10'uncu kez düzenlenmesinin TRT'nin vizyonunu ve organizasyona yönelik kararlılığını ortaya koyduğunu belirten Yılmaz, "Bu yılki forumun temel sorusu olan'Merkezsiz Bir Dünya: Kuralların Tükendiği Bir Dönemde Kim Liderlik Edecek?' bugün içinde yaşadığımız dünyanın gerçekleri açısından özellikle önem taşımaktadır. Küresel güç artık tek bir çekim merkezi etrafında yoğunlaşmamaktadır. Bunun yerine nüfuz, giderek daha geniş bir devletler ve bölgesel aktörler yelpazesine yayılmaktadır" ifadelerini kullandı.
Kurallara dayalı uluslararası düzenin temelini oluşturan uzlaşının giderek daha fazla baskı altında kaldığını belirten Yılmaz, jeopolitik gerilimlerin arttığı belirsiz ortamda "güçlünün haklı olduğu" anlayışının tehlikeli bir düşünce biçimine dönüştüğünü söyledi.
Türkiye'nin gerçekçi bir dış politika yaklaşımı benimsediğini ve kurallara dayalı uluslararası sistemi savunmayı sürdürdüğünü vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:
"Böylesine zorlu bir ortamda sorumlu liderlik, proaktif diplomasi ve somut işbirliği her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Bunlar, küresel istikrarın güçlendirilmesi, karşılıklı güvenin yeniden tesis edilmesi ve kolektif eyleme duyulan güvenin pekiştirilmesi açısından vazgeçilmezdir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın stratejik liderliğinde Türkiye, farklı bölgelerdeki diplomatik temaslarını genişletmiş, krizlerin kontrol altına alınması ve siyasi çözümlerin ilerletilmesine yönelik çabalarda aktif rol üstlenmiştir."
Türkiye'nin bölgeler arası rolüne vurgu
Türkiye'nin birbiriyle bağlantılı güvenlik bölgelerindeki konumuna değinen Yılmaz, ülkenin rolünün ve etkisinin tek bir coğrafyayla sınırlı olmadığını belirtti.
Yılmaz, Türkiye'nin NATO üyeliği, Karadeniz ve Akdeniz'e kıyısı bulunması ve farklı bölgelerle sahip olduğu tarihsel bağların dış politikadaki önemine dikkat çekerek şunları kaydetti:
"Türkiye, rolünü ve nüfuzunu belirli bir bölgeyle sınırlamak yerine her zaman çok bölgeli bir aktör olmuştur. Coğrafyamız bizi kıtaların ve bölgelerin kesişim noktasına yerleştirmektedir. Ancak Türkiye'nin rolünü yalnızca coğrafya açıklamamaktadır. NATO müttefikiyiz ve hem Karadeniz'e hem de Akdeniz'e kıyısı olan bir ülkeyiz. Aynı zamanda, Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu ile sahip olduğumuz derin tarihi ve stratejik bağlarla daha geniş Avrupa güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıyız. Ortaklıklarımız Afrika, Körfez ve Güney Asya'ya kadar uzanmaktadır. Önemli olan, bu konumumuzu yapıcı angajmana ve somut işbirliğine dönüştürebilme kapasitemizdir. Bunu, proaktif diplomasi, bölgesel sahiplenme ve olumlu gündemler üzerine kurulu stratejik bir vizyon doğrultusunda yürütüyoruz. Barışın, istikrarın ve herkes için refahın ilerletilmesine yönelik çabalarımızda arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık merkezi bir yer tutmaktadır."
Türkiye'nin bu yaklaşım doğrultusunda farklı ve zaman zaman birbiriyle rekabet eden aktörlerle diplomatik temaslarını sürdürdüğünü belirten Yılmaz, ülkenin çok bölgeli ilişkilerinin Avrupa ve Avrupa-Atlantik güvenliğini de kapsadığını ifade etti.
"Savunma sanayisi ihracatımız 10 milyar doları aştı"
Avrupa'nın güvenlik mimarisinin dönüşüm sürecinden geçtiğini ve gelecekteki yapısına ilişkin tartışmaların devam ettiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin bu süreçte önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi.
Teknoloji ve dijital ekonomi ekseninde yaşanan bu gelişme, sektörel rekabet koşullarını ve kurumsal stratejileri doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Sürecin uygulama aşamasındaki yansımaları, önümüzdeki dönemde pazar oyuncuları ve kullanıcılar için yeni fırsat pencereleri açacaktır. Sonuç itibarıyla Ekonomi Gündemi başlığında yaşanan bu hareketlilik, hem kurumsal karar vericiler hem de son kullanıcılar için yakından izlenmesi gereken yeni bir döneme işaret ediyor.
- →Cevdet Yılmaz: Türkiye son 24 yılda savunma sanayiini geliştirdi (İç Bağlantı)
- →Rüzgar enerjisinde 50 milyar doları aşan dev yatırım geliyor (İç Bağlantı)
- ◆Dosya & Arşiv: Ekonomi ve Finans Gündemi (Kategori Arşivi)
- ↗Resmi Kurum & Teknik Referans: OECD Küresel Ekonomi ve Dijital Pazar Raporları (oecd.org)